Keramet Cömertlikte

Anadolu’nun temiz bir şehrinde tasavvuf ehli, maneviyatı kuvvetli bir zatın bulunuduğunu işittik. Ben ve gönül dostu birkaç arkadaşım merakla onu ziyarete karar verdik.

Evine vardığımız zaman başıızı, gözümüzü öptü. Hepimize olağanüstü saygı gösterip iltifatlar etti, baş köşelereoturttu. Kendisi de ağırbaşlı bir eda ile karşımıza oturdu.

Gördüm ki bu zatın parası, ekini, malı, mülkü, hizmetçileri var; lakin meyvesiz ağaç gibi bir mürüveti yoktu. Yani evlat sahibi olamamıştı.

Evet, yumuşak huylu ve gayet uysal biriydi. Ne çare ki mutfağının ocağı sönüktü. Misafir kaldığımız bütün bir gece o, tesbih ve telilden; bizler de açlıktan uyuyamadık.

Seher vakti kolunu paçasını sıvadı, odamızın kapısını açtı. Yine iltifatlar etmeye, hatır sormaya başladı. Bizimle beraber o konakta şakacı, ince nükteleri olan, gönül dostu bir zat da misafir bulunuyordu ki, bu hale daha fazla dayanamadı:

– Üstad, dedi. Bizi öpüp, okşayıp iltifatlar edeceğine, yiyecek içecek bir şeyler ikram et. Allah dostları ellerinde olandan bol bol dağıtmakla ilerlemişlerdir. Onlar, geceleri uykusuz geçirdikleri halde, kalpleri ölü olan kimselerden değildiler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s