Aşkın sonu ne?

    Bir gece uykum kaçmıştı. Pervanenin muma şöyle seslendiğini işittim.

– Ben âşığım, yansam da yaraşır; ama sen niçin ağlayıp yanıyorsun, sevgilim?

Mum şöyle cevap verdi:

– Ah zavallı âşığım, benim de tatlı bir sevgilim vardı. Ben de ondan ayrıldı. Şirin’im benden uzak düşünce, Ferhat gibi ateş başıma çıktı.

Mum böyle konuşurken her an sarı benzine gamlı gözyaşları akıyordu.

– A inarçı âşık, aşk senin hünerin değil! Çünkü ne sabrın, ne de ayakta durmaya kudretin var. Sen tek biralevin önünden, daha yanmadan kaçıyorsun. Halbuki ben, bütün varlığımla yanıncaya kadar ayakta duruyorum. Aşkın âteşi senin kanadını yakıyorsa, bak benim başta aşağı her tarafımı yakıyor. Sen benim meclisleri aydınlatan parıştıma değil, yürekler yakan göz yaşlarıma dikkat et! Ben tıpkı dışı nurlar içindeyken içini yanmış gördüğün Sadi gibiyim!

***

    Gecenin henüz pek az vakti geçmişti. Ansızın peri yüzlü bir dilber, gelip mumu söndürdü. O, başından duanlar çıkararak:

    – Oğlum, dedi. Aşkın sonu budur. Sevmeyi öğrenmekmi istiyorsun? Bu yanıştan, ancak sevgilin seni öldürdüğü zaman kurtulacaksın.

Reklamlar

2 Yorum

  1. murat said,

    Nisan 28, 2007 10:50 pm

    tek kelime ile harika !!!

  2. pelinnnn said,

    Haziran 28, 2007 3:25 pm

    gerçekten güzelmişş…ama bu zamanlarda herşey anlamını yitirmeye başladı.yani böyle düşünen sayılı kişi vardır….


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s