Bir gün bir aşık sevgilisinin kapısına gidip kapıyı çalınca sevgili içerden seslendi.
“Kapıyı kim çalıyor, kim o!” Yazının devamını oku »
Eylül 30, 2006 6:26 pm (Aşk, Mesnevi'den)
Bir gün bir aşık sevgilisinin kapısına gidip kapıyı çalınca sevgili içerden seslendi.
“Kapıyı kim çalıyor, kim o!” Yazının devamını oku »
Eylül 30, 2006 6:23 pm (Mesnevi'den)
Hz. Mevlana’nın en büyük eseri olan Mesnevi aynı zamanda kültürümüzün temel kaynaklarından biridir…
Tamamı 6 cilt olan Mesnevi, 26 000 beyit, yani 52 000 bin satırdan oluşur. Yazının devamını oku »
Eylül 30, 2006 6:16 pm (Aşk, Mesnevi'den)
Zamanın birinde bir padişah vardı. Padişah bir gün adamlarıyla ava giderken yolda güzel bir cariye görüp ona aşık oldu. Yazının devamını oku »
Eylül 30, 2006 6:10 pm (Mesnevi'den)
Hz. Ömer döneminde bir yangın çıktı bu o kadar şiddetli bir yangındı ki ateş taşları bile kuru odun gibi rahatlıkla yakıyordu.
Yangın çok büyüktü ve her an daha da büyüyordu. Yangın büyüdükçe büyüdü; evleri, yapıları hatta kuşların kanatlarını ve yuvalarını tutuşturmaya başladı. Yazının devamını oku »
Eylül 30, 2006 6:09 pm (Mesnevi'den)
Padişahlar meclisinde; sol tarafta yiğitler, bahadırlar, kahramanlar oturur; çünkü kalp vücudun sol tarafında bulunur.
Defterdarlar, hesap memurları, katipler, şair ve edipler padişahın sağında yer alırlar, zira yazı yazmak ve iş yapmak sağ elin işidir.
Sofilere padişahlar karşılarında yer verirler. Çünkü onlar can aynasıdır, ayna da insanın karşısında olmalıdır.
Eylül 24, 2006 12:37 pm (Mesnevi'den)
Aptal bir kuş bir çayırlığa gitti. Orada bir avcı tuzak kurmuş, tuzağın içine de birkaç tane serperek bir kenarda yaprakların , otların arasına gizlenmiş bekliyordu.
Kuçcağız gelerek onun etrafında dolaşmaya başladı, adamın böyle yapraklara sarınması tuhafına gitti. Yazının devamını oku »
Eylül 24, 2006 12:09 pm (Aşk, Mesnevi'den)
Aşığın aşık, sevgilinin sevgili olduğu eski zamanlarda zavallı bir aşık vardı. O vaadinde duran gerçek bir aşıktı. Uzun seneler sevgilisine bağlanmış onun kulu kölesi olmuştu. Yazının devamını oku »
Eylül 24, 2006 12:01 pm (Mesnevi'den)
Zamanın birinde Yahudilerin zalim, İsa düşmanı ve Hristiyanları yakıp yandıran bin bir eziyet eden bir Padişahı, bu padişahın da kendisinden beter, hilekar düzenbaz bir veziri vardı. Yazının devamını oku »
Eylül 24, 2006 11:45 am (Mesnevi'den)
Yıllar önce Nasuh adında bir adam vardı. Nasuh hamamlarda tellaklik eder böylece kadınları kolaylıkla avlayarak baştan çıkarırdı. Yüzü kadın yüzü gibi tüysüzdü. Erkekliğini bu yüzden rahatlıkla gizlerdi. Yazının devamını oku »
Eylül 8, 2006 9:36 pm (Mesnevi'den)
Hz. Hüseyin, birgün ziyaretine gelen bazı zevat ile bir arada yemek yiyordu.
Kölesi, yemek getirirken kaza ile yemek kabını Hz. Hüseyin’in üzerine döktü. Hz. Hüseyin bir anda öfkelenip köleye baktı. Bunu gören köle; Yazının devamını oku »
Eylül 8, 2006 9:17 pm (Mesnevi'den)
Bir gün bir adam Şuayb Peygamber’e ; “Çok günah işledim ama Yüce Allah beni affetti.” dedi.
Allah’tan Hz. Şuayb’a şöyle bir vahiy geldi: Yazının devamını oku »
Eylül 7, 2006 5:16 pm (Mesnevi'den)
Bir derviş deniz yolculuğuna çıktı. Bu sırada bir kese altın kayboldu. Keseyi ararken o sırada uyumakta olan ve olup bitenden haberi olmayan dervişi suçladılar. Bunun üzerine derviş, “Allah’ım beni hırsız zannediyorlar, sana sığınırım, bana yardım et.” diye dua etti. Yazının devamını oku »
Eylül 7, 2006 5:05 pm (Mesnevi'den)
Hz. Peygamber, arkadaşlarıyla bir gezintiye çıkmıştı. Güzel bir yerde bir pınar başında oturup dinlendiler.
Namaz vakti girince pınar suyundan abdest aldılar. Peygamberimiz de abdestli olduğu halde mestlerini çıkarıp abdest aldı. Mestin birini giyerken bir tavşancıl kuşu hızla uçarak geldi ve diğer mesti ağzına alıp havalandı. Yazının devamını oku »
Eylül 7, 2006 4:43 pm (Mesnevi'den)
Hz. Musa yolda bir çobanla karşılaştı. Çoban; “Ey Allah’ım neredesin” diyordu. “Senin kulun olayım, elbiseni yıkayayım, çarığını dikeyim, elini ayağını öpeyim.” Musa, “Kime söylüyorsun bu sözleri?” diye sordu. Yazının devamını oku »
Eylül 7, 2006 4:36 pm (Mesnevi'den)
Bir gün bir adam kuyucuya gitti. Altın tartmak için kuyumcudan terazisini istedi. Kuyumcu, “Bende elek yok.” dedi. “Ben terazi istiyorum, alay etme!” dedi adam. Yazının devamını oku »